KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1294 E., 2012/2229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 133 ada 534, 110 ada 13, 11 ada 1, 109 ada 161 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dava konusu 133 ada 534 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda 2 nolu haritada (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkında davanın reddine, taşınmazın başka dosyada davalı olmasından dolayı tescil hükmü oluşturulmasına yer olmadığına, 3 nolu haritada (A) harfi ile gösterilen bölümün bu taşınmazdan ifrazı ile Kibar Meşeci adına tapuya tesciline, 110 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1 nolu haritada mavi çizgi ile belirlenen 34.740.89 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile Kibar Meşeci mirasçıları adına tapuya tesciline,
109 ada 61 parsel sayılı taşınmaz hakkında maddi hata nedeni ile dava açıldığından karar verilmesine ve tescil hükmü oluşturulmasına yer olmadığına, 11 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 2006/244 Esas sayılı dosyada davalı olduğu anlaşılmakla mevcut dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlardan 133 ada 534 ve 109 ada 161 parsel sayılı taşınmazlar hakkında Kadastro Mahkemesinin 2006/146 esas sayılı dosyası ile birlikte birçok dava dosyalarında ayrı ayrı davaların açıldığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca; davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın, dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır.
Öte yandan davacı tarafından 133 ada 534, 110 ada 13, 11 ada 1 ve 109 ada 161 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açıldığı halde mahkemece dava konusu olmayan 133 ada 189, 507, 6, 109 ada 71, 112, 161, 69, 110 ada 11, 69, 71, 1, 2, 3, 4, 5, 11, 112 ada 1, 133 ada 544, 111 ada 11, 130 ada 534 parsel sayılı taşınmazlar hakkında da hüküm kurulmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışı bulunmaktadır.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın saptanan niteliği de dikkate alınarak aynı taşınmaz hakkında açılan dava dosyaları HUMK.’nun 45 ve onu izleyen maddeleri uyarınca yöntemine uygun şekilde birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının talebiyle bağlı olarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1294, K. 2012/2229, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama