KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1431 E., 2012/2014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 8 parsel sayılı 23297.34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın tapu ve vergi kayıtlarının olmadığını, davalının zilyetliğinin bulunmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. madde hükmü gereğince Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu yargılama sırasında ise mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 102 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Dava konusu 102 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 26.07.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Bir kimsenin kayıtsız ve belgesizden 40 veya 100 dönümü aşan miktarda taşınmaz iktisabına yasal imkan bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 07.01.2010 yılında yapıldığı taşınmazın davalıya babası ... tarafından 2000 yılında bağışlanarak zilyetliğinin teslim edildiği, davalının bayiinin tespitten sonra 2008 yılında vefat ettiği bağışlama tarihi ile tespit tarihi arasında 3402 sayılı Yasanın 14.maddesi hükmünde öngörülen 20 yıllık sürenin geçmediği hal böyle olunca da bayii yönünden de belgesizden iktisap edilen taşınmaz miktarının araştırılmasının gerektiği anlaşılmaktadır.
Eksik iade sonrası getirtilen tutanak örnekleri ve tapu kayıtları dikkate alındığında davalının kardeşleri ... ... ve ... ...'in babaları ...'in 1997 ve 1998 tarihinde yaptığı satışlar ile taşınmaz iktisap ettikleri, davalı ve kardeşleri ... ... ve ... ... adlarına tescil gören toplam taşınmaz miktarının 100 dönümü geçtiği belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1431, K. 2012/2014, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama