İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1435 K.2012/1742

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 26

Esas2012/1435Karar2012/1742Tarih14 Mart 2012Okuma4 dk · 841 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2012/1435 E., 2012/1742 K.·Kadastro Tespitine İtiraz Mirasçılar Arası Paylaşma Eksik Araştırma

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

841 kelime·4 dk okuma

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 26

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 25

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 15

KADASTRO KANUNU (3402) Madde 11

"İçtihat Metni"ÖZET: KURAL OLARAK MİRAS BIRAKANIN ÖLÜM GÜNÜNDEN SONRA MİRASÇILARI ARASINDA YÖNTEMİNE UYGUN BİR PAYLAŞMANIN VARLI­ĞINDAN SÖZ EDİLEBİLMESİ İÇİN, ORTAK MİRAS BIRAKANIN ÖLÜM GÜ­NÜNDEN SONRA TÜM MİRASÇILARININ BİRARAYA GELEREK TEREKEYİ KENDİ ARALARINDA PAY ETMELERİ, HER BİR MİRASÇININ KENDİ PAYINA DÜŞENİ ALDIKTAN SONRA TEREKEDEKİ DİĞER MİRAS HAKLARINDAN VAZGEÇMESİ GEREKİR. ANCAK; HER BİR MİRASÇIYA EŞİT YÜZÖLÇÜMDE VE EŞİT VE­RİMLİLİKTE TAŞINMAZ YA DA EKONOMİK YÖNDEN AYNI PARASAL DEĞERDE MENKUL MAL İSABET ETMESİNİN PAYLAŞMANIN KOŞULU OLMADIĞI GÖ­ZETİLMELİDİR.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı Ali ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava ve temyize konu 104 ada 49 ve 147 parsel sayılı sırasıyla 5744.80 m2, 18.006.98 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Hüseyin mirasçıları adına, 104 ada 146 parsel sayılı 17.727.85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalılar Yusuf mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacılar Ali ve arkadaşları miras hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar Ali ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece taşınmazların kök muris Hösem oğlu Mehmet’e ait iken ölümü ile taksim yapıldığı, davalıların payına düştüğü belirtilmiş, devamında ise, davalıların miras bırakanı Yusuf ve Hüseyin tarafından imar ve ihya edildiği, tereke malı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilerek gerekçede çelişki yaratılmış, dava konusu 104 ada 49 parsel sayılı taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinin 2008/352 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı belirtildiği halde dosyası getirtilmemiş, aynı taşınmaz hakkında açılan tüm davaların birarada görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşünülmemiştir.

Ne var ki; temyiz incelemesi sırasında getirtilen 2008/352 esas sayılı dosyada 104 ada 49 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın reddine, ta­şınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verildiği, hükmün kesinleşerek Tapu Sicil Müdürlüğü’nce sicil oluşturulduğu anlaşıldığına göre öncelikle Tapu Sicil Müdürlüğü’nden 104 ada 49 parsel sayılı taşınmazın eldeki dosyadan dolayı davalı olduğuna dair şerh verilmesi istenmeli, 2008/352 esas sayılı dosyanın davacısı Orman İdaresi açısından davanın kesinleştiği dikkate alındığında Or­man İdaresi davaya dahil edilmeden eldeki davanın tarafları yönü ile yar­gılamaya devam edilmelidir.

İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; uyuşmazlık dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi 1958 yılında ölen Hösem oğlu Mehmet’ten kalıp kalmadığı, kalmış ise taksim yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmaktadır.

Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının biraraya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.

O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı,

uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,

yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların tarafların kök miras bırakanı Hösem oğlu Mehmet’ten mi kaldığı yoksa davalıların kendi babaları Yusuf ve Hüseyin (kök murisin çocukları) tarafından imar ve ihya edildiği duraksamasız olarak be­lirlenmelidir.

Tarafların kök miras bırakanı Hösem oğlu Mehmet’e ait olduğunun belirlenmesi halinde ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve ta­nıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,

keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anla­tımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilir­kişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, paylaşma olgusunun ispat yükünün davalı tarafta olduğu,

ancak kök miras bırakanın 1958 yılında öldüğü dikkate alındığında bir insan ömrünü aşan fiili kullanımın paylaşmaya karine sayılabileceği, taşınmazların davalıların kendi babaları Yusuf ve Hüseyin (kök murisin çocukları) tarafından imar ve ihya edildiği belirlendiği takdirde davacıların terekeden gelen bir haklarının bu­lunmadığı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar Ali ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın ilgililerine iadesine, 14.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1435, K. 2012/1742, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/1435
Karar No
2012/1742
Tarih
14 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/1436 K.2012/1496
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1436 K.2012/6637
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/1436 K.2012/2396
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1436 K.2012/33066
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/1436 K.2012/10257
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/1436 K.2012/6027

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.