KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1566 E., 2012/7622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 273 ada 59, 60 ve 61 parsel sayılı sırasıyla. 3.312,82 m2, 2.536,88 m2 ve 3.106,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar köy boşluğu iken sürülmeye başlandığı ancak zilyetlik ile edinme koşulları oluşmadığından sözedilerek, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davalılar ..., ... ve ...'in süresinde Kadastro Komisyonu'na yaptıklar itiraz kabul edilerek, dava konusu 273 ada 59 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., dava konusu 273 ada 60 parsel sayılı taşınmaz davalı ... ve dava konusu 273 ada 61 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği; dava konusu 273 ada 59, 60 ve 61 parsel sayılı taşınnmazların mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmasına ve mera özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazların yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır.
O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, Mülki Amirlikten sorulup saptanması zorunludur.
Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir.
Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmadığı gibi davalıların tutunduğu 1937 tarih, 1570 ve 1571 tahrir sayılı vergi kayıtları mahalline uygulanmamış, 16.6.1972 tarih 1972/124-349 E.K. sayılı dava dosyasının hangi mahkemeye ait olduğu araştırılmamış, adıgeçen dava dosyası ile Afyon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1960/986-1970/441 E.K.sayılı dava dosyası,
uzman bilirkişinin 6.8.2010 tarihli rapor ve eki haritada uyguladığı 30.4.1993 tarihli uzman bilirkişi ... ...'ye ait raporun sunulduğu Sulh Hukuk Mahkemesi dava dosyası ve 9.5.2008 tarihli İscehisar Kaymakamlığı'nın ret kararında adı geçen İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/2-2007/128 E.K.
Sayılı ... olmayan yere tecavüz dava dosyası getirtilerek taraflarla ve dava konusu taşınmazlarla bağlantısı irdelenmediği gibi mahkemece daha önceden davaya konu yerlerin işbu dava konusu taşınmazlar olup olmadığı, önceki kesinleşmiş ilamların taraflar yönünden kesin hüküm ya da kesin hüküm olmasa bile güçlü delil olup olmadığı hususu değerlendirilmemiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilmez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 16.6.1972 tarih 1972/124-349 E.K. sayılı dava dosyasının hangi mahkemeye ait olduğu araştırılmalı, adıgeçen dava dosyası ile Afyon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1960/986-1970/441 E.K.sayılı dava dosyası, uzman bilirkişinin 6.8.2010 tarihli rapor ve eki haritada uyguladığı 30.4.1993 tarihli uzman bilirkişi ... ...'ye ait raporun sunulduğu Sulh Hukuk Mahkemesi dava dosyası ve 9.5.2008 tarihli İscehisar Kaymakamlığı'nın ret kararında adı geçen İscehisar Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/2-2007/128 E.K.
Sayılı ... olmayan yere tecavüz dava dosyası getirtilerek taraflarla bağlantısı irdelenmeli, daha sonra dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, davalıların dayandığı 1937 tarih 1570 ve 1571 tahrir sayılı vergi kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
İlçe Özel İdare Müdürlüğü'nden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlar ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların kesinleşme durumunu da gösterir tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, ayrıca dava konusu taşınmazlar belediye sınırları içerisinde kaldığına göre imar planı içerisinde kalıp kalmadıkları ilgili belediyeden sorulmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız,
dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan vergi kayıtları ve yukarıda adıgeçen dava dosyaları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, adıgeçen dava dosyalarının dava konusu taşınmazlarla ilgili olup olmadığı saptanmalı,
dava konusu taşınmazlara yönelik kesinleşmiş dava dosyalarının kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı ya da güçlü delil olup olmadığı tartışılmalı, davalı tarafın tutunduğu vergi kayıtları değişebilir sınırlı olup, miktarları ile geçerli olacağı hususu düşünülmeli, dava konusu taşınmazların tamamının veya bazı bölümlerinin dayanılan vergi kayıtlarının kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı,
uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli,
taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı ya da tespit tutanakları içeriğine göre köy boşluğu olup olmadığı yolunda tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde belirtmelik tutanağı bilirkişileri ve tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmazlar bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, fotoğrafları çekilmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli,
komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmadığı dikkate alınarak tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye,
uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1566, K. 2012/7622, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama