KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1587 E., 2012/6433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafın paydaşı bulunmadığı tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden, davacı tarafın paydaş olmadığı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğini öne sürerek aidiyetinin tespiti istemiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, muhdesatın aidiyetine ilişkin tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı gibi davacının taşınmazda tapu kaydına dayalı olarak payının olmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'nun 567 ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan bulunmadığı gözetildiğinde, davacı tarafın tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1587, K. 2012/6433, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama