KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1741 E., 2012/2809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de HUMK'nun 438/1. maddesinde öngörülen duruşma istenebilecek hallerle ilgili olmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Muhtesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiği açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Dosya içeriğindeki tapu kayıtlarından dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 2969 parsel sayılı taşınmazda taraflar dışında ...’ün de paydaş bulunduğu ve temyiz aşamasında dosya içerisine getirtilen ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası içeriği ile adı geçen paydaşın ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında davaya konu muhtesatın davacı tarafa ait olduğunu açıkça kabul etmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davada taraf koşulunun oluşmadığı kuşkusuzdur.
O halde, öncelikle tapu paydaşı ...’ün davada taraf olmasının zorunlu olduğu düşünülerek davada taraf olarak yer alması sağlanmalı, yargılamaya geldiğinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı,
göstereceği deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek (aidiyet tespiti davalarının her türlü delille bu cümleden olarak tanık anlatımları ile de kanıtlanabileceği gözönünde tutularak) sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1741, K. 2012/2809, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama