KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/1903 E., 2012/6419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 17.03.2010 tarihli kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 01.02.2011 tarihli bozma ilamı ile; alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu, bu kapsamda hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptandıktan, bu konudaki gösterilecek deliller toplandıktan sonra gerçek zarar tespit edilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile, kararın bozulmasına, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Anılan bozma ilamı sonrasında mahkemece 10.10.2011 tarihli celsede bozma ilamına uyulmuş ve delillerini ibraz etmesi için davacı tarafa süre verilmiştir. Davacı tarafça başka delil bulunmadığı beyan edildikten sonra mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında, malzeme bedeline yönelik davalı temyizi red edilmiştir. Anılan zarar kalemi bakımından, davalının temyiz itirazları reddedilmekle davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur.
Hal böyle olunca, davacı tarafın genel giderlerden olan işçilik ve vasıta giderleri bakımından delil ibraz edememesi ve bu zarar kalemleri açısından davasını ispat edememesi karşısında, davacının malzeme giderleri bakımından mevcut zararı dikkate alınarak bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken, davanın tamamen reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/1903, K. 2012/6419, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama