KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2215 E., 2012/6742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın Yargıtayca davalılar tarafından duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de karar tarihinde dava değeri kanunda mürafaa için öngörülen 15.620,00 TL’yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verilerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı tarafın hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de varılan sonuç tarafların sıfatına, davanın ve hükmedilen tazminatın niteliğine uygun düşmemiştir. Hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hakimin takdirindedir. Ne var ki, takdire bağlılık keyfilik demek değildir.
Kanunun takdir ... verdiği hususlarda hakim bu ... Türk Medeni Kanun’unun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır.
Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla mal varlığı zararlarının karşılanması da amaçlanmadığından tazminat miktarının, onun amacına göre belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle takdir edilecek miktar, elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2215, K. 2012/6742, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama