KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2562 E., 2012/4538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... mirasçısı ... ve arkadaşları ile davalı ... ve ... mirasçıları tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 186 ada 3 parsel sayılı 10041,79 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalılar ... ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. ... ve ... satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalılar ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... mirasçısı ... ve arkadaşları tarafından esasa yönelik olarak, davalılar ... ile ... mirasçıları tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Davacılar ... mirasçısı ... ile diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazlarına ilişkin olarak;
Yerel mahkemece oluşturulan karar tarihine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 3156 sayılı kanunla değişik 432/I maddesi hükmünce temyiz yoluna başvurma süresi 15 gündür. Temyiz eden davacılar ... ve arkadaşları vekiline hükmün tebliğ edildiği 28.06.2010 günü ile temyiz dilekçesinin harçlandırılıp mahkemeye verildiği 16.01.2012 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu itibarla davacılar ... mirasçısı ... ve arkadaşlarının temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
2-Davacılar ..., ... ve ...'nin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Dava konusu taşınmazın tutanağının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca düzenlendiği dikkate alındığında somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur.
O halde mahkemece keşif ve gerekli görülen diğer tüm deliller re'sen toplanması, yargılama giderlerinin taraflarca karşılanmaması halinde ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanarak yargılamanın sonuçlandırılması gerekir. Hal böyle iken mahkemece davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, az yukarıda açıklanan olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2562, K. 2012/4538, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama