KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2805 E., 2012/7523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2012
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, su aboneliğinden kaynaklanan borç nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
1-Duraksamadan belirtmek gerekir ki, 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un “Amaç” başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verildikten sonra aynı Yasanın 3. maddesinde mal, satıcı ve tüketici ayrı ayrı tanımlanmıştır.
Yasal düzenlemeye göre mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, tüketici ise; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder.
Bir hukuki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında olduğunun kabulü için, yasanın amacı içerisinde ve az yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir işlem olması gerekir.
Somut olaya gelince; dava su aboneliğinden kaynaklanmaktadır. Abonelik meskende kullanılmak amacıyla, şahsi ve nihai ihtiyaç için yapılmıştır. Dava konusu olayda 4077 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekmektedir, bu nedenle de Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup bu husus davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen nazara alınır. Bu hususun gözardı edilerek yargılamaya devamla karar verilmiş olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2805, K. 2012/7523, 2 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama