KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2809 E., 2013/519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2013
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 187 ada 26 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek malik ve yüzölçümü haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 187 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalı ..., aynı ada 33 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 187 ada 26 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.12.2010 havale tarihli rapor ve eki 1 nolu haritada kırmızı ile taralı 220,72 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ...'ın, aynı ada 33 parsel sayılı 774,08 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davac...................'ın zilyetliğinde bulunduğu,
29.11.2010 tarihinde taşınmazlar başında yapılan keşifte davacı ve davalı tarafın taşınmazları arasındaki sınırın aynı raporda mavi renk ile gösterildiği ve taşınmazlar arasındaki çite uygun, uzman bilirkişilerin, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınır doğrultusunda ölçüm yaptıktan sonra hazırladıkları rapor ve haritayı dosyaya sundukları, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'ın sair temyiz itirazları
yerinde değildir. Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Davacı taraf tespit öncesi müşterek sınıra yönelik olarak dava açtığına ve taşınmazların yüzölçüm hanelerinin boş bırakılmasına göre adlarına tescil hükmü verilen taşınmazların yüzölçümlerinin de yazılmak suretiyle tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yüzölçümleri yazılmaksızın tescil kararı verilmesi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2. bendinde yazılı 187 ada 26 parsel sayılı sözcüğünden sonra gelmek üzere "220,72 m2 yüzölçümü ile",
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2809, K. 2013/519, 28 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama