KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/2953 E., 2012/5519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2012
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçısı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 213 ada 15, 217 ada 84 ve 200 parsel sayılı sırasıyla 613,85 m², 1302,66 m² ve 235,02 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 213 ada 15 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 217 ada 84 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., 217 ada 200 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava ve temyize konu 213 ada 15, 217 ada 84 ve 200 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Hükmün dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesinin özü ve sözüne açık bir anlatımla öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşler ile davacının dava dilekçesi içeriği ve davacının istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir.
Gerçekten davacı taraf dava dilekçesinde ölçüm, krokiler, tanık, tapu kayıtları ile her türlü yasal delile ve ilgili yasa maddelerine vs. mevzuata tutunduğunu duraksamasız açıklamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, davacıdan dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere tanıklarının listesini, tapu ya da vergi kaydı gibi bir belgeye dayanıyorsa, tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısı ya da vergi kaydının oluştuğu yıl ve tahrir sayısı sorulup, saptanmalı, göstereceği bu doğrultudaki deliller toplanmalı, ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli,somut olayın özelliğine göre bir kısım davalıların kabul beyanları dikkate alınmalı,
bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/2953, K. 2012/5519, 5 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama