KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3032 E., 2012/7132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... ile davalılardan ...-Denizcilik Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 09.10.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ...-Denizcilik Nakl. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen Türkiye ... Rafinerileri A.Ş. vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 427.maddesi hükmünce temyiz yoluna başvurma süresi 15 gündür. Hükmü temyiz eden davalılardan ...'a ilamın tebliğ edildiği 24.01.2012 günü ile temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği 12.04.2012 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu itibarla adı geçen davalının temyiz inceleme isteminin süre yönünden reddine karar verilmelidir.
2-Davalılardan ...-Denizcilik Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti'nin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece adı geçen davalının zamanaşımı def'inin reddine ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı T.T.K'nun 18.maddesi uyarınca tacirdir. Dava konusu olay 08.01.2009 günü meydana gelmiş ve aynı tarihli hasar tespit tutanağı davacı çalışanları tarafından düzenlenerek hasarın ayrıntısı tutanakta belirtilmiştir. Davacı bu haliyle fiili ve faili hasar tespit tutanağının düzenlendiği tarihte öğrenmiş bulunmaktadır.
Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup B.K.'nun 60.maddesi uyarınca, haksız eylemden doğan zararın
tazminine ilişkin dava, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren bir sene ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on senede zamanaşımına uğrar. Somut olaya gelince, dava konusu hasar 08.01.2009 tarihinde meydana gelmiş, aynı günlü hasar tespit tutanağı ile zarar ve zarara sebebiyet veren tespit edildiği gibi davacı tarafça daha sonra düzenlenen teknik kontrol raporu ve 10.01.2009 tarihli kılavuz kaptan raporu ile "Usturmaç" hasarı da belirlenmiştir. Hiç kuşkusuz, zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için zararın kesin miktarının belirlenmesi gerekli olmayıp, varlığının ve bilinebilir miktarının belirlenmesi yeterlidir.
Görülen davanın 22.02.2010 tarihinde açıldığı, temyiz eden davalının buna karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; davacı tüzel kişi tacirdir. T.T.K'nun 18.maddesinde anlamında tacir sayılan davacının basiretli tacir olarak hasar tespit tutanakları ile haberdar olduğu zararı nedeniyle zarar veren hakkında Borçlar Kanununun 60. maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde icra takibine girişmesi veya dava açması gerekir. Tacir olanlar için dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın olur tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı için esas alınması doğru değildir. Zira, tacirler basiretli davranmak, işletmeleri ile ilgili zararların takibinde gerekli özeni göstermek durumundadırlar. Şu durumda, davanın zamanaşımından reddi gerekir.
Mahkemenin bu yönü gözetmeden verdiği karar usule ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3032, K. 2012/7132, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama