KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3041 E., 2012/5443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2012
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 121 ada 7 parsel sayılı 671,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 509,35 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 162,22 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 121 ada 7 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2011 günlü rapor ve haritada konumu gösterilip hakkında davanın reddine karar verilen bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Uzman bilirkişinin 25.11.2011 tarihli rapor ve haritasında dava konusu taşınmazın 509,35 m2 yüzölçümündeki bölümünün toprak tevzi çalışmalarında 183 parsel numarası alan (ki 183 nolu parselin Hazine adına Aralık 1962 tarih 171 Sayılı kayıt ile tapuya bağlandığı) kayıt kapsamında, yine 93,89 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise toprak tevzi çalışmalarında 184 parsel numarası alan Aralık 1962 tarih 172 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı,
böylelikle davacı Hazine’nin tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalan bölümün toplam 603,24 m2 yüzölçümünde olduğu gözetilmeksizin tapu kayıt kapsamlarından eksik olacak şekilde 509,35 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tesciline karar verilmesi, ayrıca mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
bundan ayrı olarak mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması,
yine davacı Hazine'nin taşınmazın arzına yönelik dava açtığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara yönelik bir davasının bulunmadığı gözetilmeksizin davacı Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde bulunan muhdesatın davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi hususları isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de;
yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan "162.22 m2" rakamının hüküm yerinden çıkarılarak yerine '68.33 m2" rakamının yazılmasına hükmün 2 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “509,35 m2“ rakamının hüküm yerinden çıkarılarak yerine “603,24 m2” rakamının yazılmasına, hükmün 2 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 3, 4, 5 ve 6 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına,
yerine 3. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 2 nolu bendinin 2 ve 3.satırında yazılı bulunan “Hazine adına KAYIT VE TESCİLİNE” sözlerinden sonra gelmek üzere hükme “taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki taş ev, tandır ve deponun davalı ...'a ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmüne göre tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3041, K. 2012/5443, 4 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama