KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3043 E., 2012/5378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Eylül 2012
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 63 parsel sayılı 2191,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 1649,90 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 541,29 m² yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 101 ada 63 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2011 günlü rapor ve haritada gösterilen 541,29 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 158 sayılı tapu kaydı ile dayanak kaydın haritası kapsamında kalmadığı, taşınmazın bu bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması isabetsiz olduğu gibi mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11.maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine
vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması dahi isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 2.satırında yazılı bulunan “iptali ile “ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “ aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 3,4 ve 5 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3043, K. 2012/5378, 4 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama