KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3120 E., 2012/7589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de dava koşulunun araştırılması yönünden toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı taşınmazlar hakkında Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1056 esas sayılı dosyası üzerinden görülen ortaklığın giderilmesi davasının 02.05.2011 tarihinde sonuçlanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır.Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında bu tür davalar yönünden eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir.
Somut olayda ortaklığın giderilmesi davasının açılmamış sayılması kararının kesinleşmesi halinde, davacı tarafın tespit davası açmakta başlangıçta var olan hukuksal yararının ortadan kalkacağı ve bu durumda mahkemenin kabulü gibi davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verileceği kuşkusuzdur. Şu halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için açılmamış sayılma kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiği zorunludur. Ne var ki bu olgu mahkemece araştırılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3120, K. 2012/7589, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama