KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3259 E., 2012/7169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, kök muris ... oğlu ... ile murisin oğlu ... kızı ...'de mirasçılık belgesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de kök muris ... oğlu ...'nın mirasçılık belgesi tanzim edilmiş, murisin oğlu ...'in kızı ... hakkındaki talep yönüyle olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gibi kök muris ... oğlu ... hakkında düzenlenen mirasçılık belgesi de dosyada toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; kök muris ... oğlu ...'nın nüfusa kayıtlı olmadığı, 1299 yılında düzenlenen atik defterine eşi ... Kızı ... ile ...'den olma çocukları ..., ... ve ...'in kaydolunduğu, 1320 tarihinde yapılan yersel yazım ile Çankırı Merkez İlçe, ... mahalllesi cilt ..., Hane ... da kök murisin oğlu ..., ...'in eşi ..., ...'in çocukları ..., ..., ..., ...'in eşleri ... ve ..., ...'in evatları ..., ..., ..., ...'in eşi ..., ...'in evlatları ..., ..., ... ve ...'in kaydedildiği, adı geçen kişilerin nüfus kayıtlarının dosyaya getirtildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan ancak mahkemece tedavülleriyle birlikte istenilmeyen geldisi Eylül 1296 tarih 14 sayılı, gittilerinden bir tanesinin Eylül 931 tarih 36 sayılı olduğu anlaşılan tapu kaydında, kök murisin ayrıca ... isminde bir kızı olduğu, ölümüyle oğlu ...'ın kaldığı, yine kök murisin oğlu ...'in ... isimli eşinin bulunduğu belirtildiği görülmektedir.
Öte yandan, kök murisin ölümü ile eşi ... kızı ...'nın, kök murisin oğlu ...'in ölümü ile eşi ...'nin, kök murisin oğlu ...'in ölümü ile eşi ...'nın, kök murisin oğlu ...'in ölümü ile eşi ... kızı ...'nin, kök murisin oğlu ...'in kızı ... ...'nın ölümü ile mirasçı eşi ...'in diğer evliliğinden olan oğlu ...'nın ölümü ile geriye kalan eşi ...'nın mirasçılarının olup olmadığının araştırılmadığı, adı geçen kişiler yok sayılarak kök murusin diğer mirasçılarına pay verildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, adı geçen kişilerin ölüm tarihlerine göre mirasçılarının bulunmadığı takdirde yasal mirasçısının Hazine olabileceği düşünülmemiştir.
Ayrıca davacı tarafından kök murisin ... isminde bir oğlunun daha olduğu iddia edildiği halde bu husus üzerinde de gereği gibi durulmamıştır.
O halde; öncelikle mahkemece davacının tutunduğu tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek, tapu kayıtlarının edinme sebebinde belirtilen ırsi bağı hakkındaki açıklamalar nüfus kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmeli, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği düşünülmeli, toplanan ve toplanacak deliller durumuna göre yersel yazımdan önce öldüğü anlaşılan kök muris ... oğlu ...'nın feraiz hükümlerine göre mirasçıları ve payları belirlenmeli, mirasçıları ve payları belirleme konusunun uzmanlık isteyen bir iş olduğu dikkate alınarak uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3259, K. 2012/7169, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama