KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3700 E., 2012/8802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 375 ada 9 parsel sayılı 3888,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava konusu 375 ada 9 parsel sayılı taşınmaza karşı miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak, ayrıca kendisi ve paydaşları adına tespit edilen 375 ada 14 ve 377 ada 16 parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan yol ve dereye yönelik olarak ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda dava konusu 375 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kısmen kabulü ile taşınmaz 20 pay kabul edilerek 3 payının davacı ... adına, geriye kalan 17 payının ise davalı Hazine adına tapuya tesciline, davacının 375 ada 14 ve 377 ada 16 parsel sayılı taşınmazların güneyinde bulunan obuza yönelik davasının kabulü ile uzman bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 02.11.2011 tarihli rapor ve eki haritada 14/A harfi ile gösterilen 28,77 m2 yüzölçümündeki bölüm 375 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilerek 2382,93 m2 yüzölçümü ile,
aynı tarihli rapor ve haritada 16/A harfi ile gösterilen 47,67 m2 yüzölçümündeki bölümün ise 377 ada 16 parsel sayılı taşınmaza eklenerek 1420,55 m2 yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tescillerine, davacının 375 ada 14 ve 377 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar arasında sınır oluşturan patika yolun kapatılmasına yönelik talebinin reddine, ayrıca 401 ada 33 ve 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın ise feragat nedeni ile reddine taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava ve temyize konu 375 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının tutunduğu Nisan 1961 tarih 1 sayılı tapu kaydının dava konusu 375 ada 9 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı gibi bir an için aksi düşünülse dahi taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 375 ada 9 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2- Mahkemece dava dışı 375 ada 14 ve 377 ada 16 parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan yol ve obuza(dereye) yönelik oluşturulan hükümlerin incelenmesinde. İddia ve savunmaya dosya içeriğine toplanıp değerlendirilen delillere göre dava konusu yapılan taşınmazların kadastroca tutanağının düzenlenmediği yol ve dere niteliği ile kadastro dışı bırakıldıkları belirlenmiştir.
Kadastro Mahkemesinin davaya bakabilmesi için taşınmaz ya da taşınmazlar hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ya da itiraz üzerine kadastro komisyonunca oluşturulan karar aleyhine yasal süresinde açılan bir davanın bulunması zorunludur. Kural olarak yöntemine uygun şekilde tutanağı düzenlenmeyen taşınmaz ya da taşınmazlar hakkında açılan davaların Kadastro Mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede görülmesi zorunludur.
Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan ve istek olmasa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkemece bu olgular dikkate alınarak esas dosya olan 2009/423 Esas sayılı dava dosyasındaki dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken,
dava dışı 375 ada 14 ve 377 ada 16 parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan yol ve obuza(dereye) yönelik yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacının esas dosyadaki dava dilekçesinde davasının dilekçesinde numaralarını bildirdiği taşınmazların sınır ya da arasında bulunan yol ve dereye karşı olduğunu bildirmesi,
ayrıca 23.11.2009 tarihli duruşmada da 401 ada 33 ve 35 parsel sayılı taşınmazların tespitlerine itiraz etmediğini belirtmesine ve tüm dosya kapsamına göre dava dışı olduğu anlaşılan 401 ada 33 ve 35 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının kadastro işlemlerinin olağan usulünce tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iade edilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak nitelikte tespit gibi tesciline karar verilmesi,
ayrıca dava dilekçesinde yer ve sınır tarifi olarak yer alan davacı ve paydaşları adına tespitli 375 ada 14 ve 377 ada 16 parsel sayılı taşınmazların esasen dava konusu olmadıkları halde kesinleşen geometrik durumu bozulacak şekilde davanın kabul edilen bölümlerinin dava dışı bu taşınmazlara eklenerek tescillerine karar verilmesi,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3700, K. 2012/8802, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama