KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3792 E., 2012/9664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, abonenin su tüketim borcundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun Ödenmeyen Giderler ve Bütçeleştirilmiş Borçlar başlıklı 34/3 maddesinde “ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı olarak talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden, ödenmeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak idareleri lehine düşer” hükmü bulunmaktadır, ancak 5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflarda uygulanmaz. ESKİ Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan da değildir. Sözleşmelerle ilgili zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu'nun 126. (6098 S. TBK 147 m) maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresidir.
Somut olayda, mahkemece 5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun Ödenmeyen Giderler ve Bütçeleştirilmiş Borçlar başlıklı 34/3 maddesinde "ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın yazılı olarak talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden, ödenmeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak idareleri lehine düşer" hükmüne dayanılarak zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeden kaynaklandığı ve 5018 sayılı Kanun hükümlerinin sözleşmeden doğan borçlarda uygulanamayacağı gözardı edilerek karar verilmiş olması yerinde görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.
Hâl böyle olunca, mahkemece yapılacak iş davanın esasına girilerek yargılama sonunda bir karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3792, K. 2012/9664, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama