KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/384 E., 2012/6592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 198 ada 27 parsel sayılı 2.788,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz harman yeri niteliği ile sınırlandırılmıştır.
Davacı ..., dava konusu taşınmazın kendi adına tespit edilen 198 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğunu öne sürerek vergi kaydına, bağışlamaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu 198 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi harman yeri niteliği ile sınırlandırılmasına, dava konusu olmayan 198 ada 22 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 198 ada 27 parsel sayılı taşınmazın davalı ...
Köyü halkı tarafından kadimden beri kullanıla gelen kamu malı niteliğinde genel harman yeri olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Bu nedenle davacı ...'nın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Mahkemece dava konusu olmayan 198 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin 2. paragrafında yazılı bulunan “dava konusu" ve "...tespit gibi davacı ... kızı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/384, K. 2012/6592, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama