KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3864 E., 2013/2900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibarıyla adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, davanın anılan nitelendirilmesine uygun düşmeyen yargılama nedeniyle varılan sonuç da toplanan delillere ve yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir.
Dava konusu uyuşmazlık 818 sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise de temyiz aşamasında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun yürürlüğüne dair Kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “…sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 sayılı TBK’nun 639., 642., 643. ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir.
Şu durumda mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir.
Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirilme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanarak ortaklıktan olan alacakları düşüldükten sonra geriye bir şey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir.
2012/3864-2013/2900 S.2
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3864, K. 2013/2900, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama