KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3878 E., 2012/7167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının muris ...'ın mirasçısı olduğunu kanıtlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; Adana, ... İlçesi, ... Köyü, cilt ..., Hane ...'da nüfusa kayıtlı muris ...'ın 15.03.1955 tarihinde dul olarak ölümüyle mirasçı olarak ...'nin kaldığı, eşi ... ile çocukları ... ve ...'in kendisinden önce bekar ve çocuksuz olarak öldükleri anlaşılmaktadır.
Ne var ki; Nüfus İşleri Genel Müdürlüğünden gelen kayıtlardan murisin 1325 tarihinde yersel yazımla Şambayadı cilt ..., hane ... nüfusa kaydedilirken hanımı ..., çocukları ..., ..., ... ve ölü amcasının eşi ... ile birlikte kaydolunduğu görülmektedir.
Davacının babaannesi ... ve ... kızı ...'ın ise Şambayat, cilt ..., hane ...'te bulunan koca hanesinde nüfusa kaydolunduğu, düşünceler bölümünde; ...'nin Şambayat eski ... haneden geldiğinin yazıldığı belirlenmiştir.
Az yukarıda açıklanan nüfus kayıtlarına göre davacının babaannesi ...'ın muris ...'ın kızı olduğu kuşkusuzdur.
O halde mahkemece davacı tarafın muris ile ırsi bağını ispat ettiği kabul edilerek davacının delil olarak sunduğu tapu kayıtları, Kadastro Mahkemesine ait ilamlar getirtilerek muris ...'ın mirasçıları ve payları belirlenmeli, mirasçılık belgesinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3878, K. 2012/7167, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama