KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3955 E., 2012/8793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Teknik konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve alınacak rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi zorunludur.
Somut olayda; davalı tarafın, kablo hasarının meydana geldiği taşınmazda davacı tarafın irtifak ... tesis etmediğini, kabloların teknik şartnameye uygun döşenmediğini, kaldı ki hafriyat öncesi davacı kuruma yazılı olarak bildirimde bulunduklarını bu nedenle davacının kusurlu olduğunu savunduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece hasar miktarı yönünden inceleme yapılıp taraflara yüklenecek kusur miktarı belirlenmediği gibi mahkemece de davalı tarafın bu savunması üzerinde yeterince durulmamış, bu yöndeki delilleri toplanmadan ve olay yerinde keşif yapılarak tarafların kusur miktarı araştırılmaksızın davalı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında kusur durumu teknik bir konuya ilişkin olup bu konuda uzman bilirkişi aracılığı ile değerlendirme yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden tahsili istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda az yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz ardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerinden olan işçilik ve vasıta giderine de yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek karar verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, davalı tarafın savunması doğrultusunda, davalının kullandığı taşınmazda davacı lehine irtifak ... kurulup kurulmadığı belirlenmeli ve kabloların teknik şartnamelere uygun döşenip döşenmediği olay yerinde bilirkişi aracılığı ile yapılacak keşif ile tespit edilmeli ve davalı tarafın çalışmaya başlamadan önce davacı kurumdan kablo güzergahı için görevli istediğine ilişkin 17.06.2010 tarihli bildirim dilekçesi araştırılmalı, bu şekilde tarafların kusur durumu açıklığa kavuşturulmalı, yine yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak,
hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, tarafların kusur durumu ve davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3955, K. 2012/8793, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama