KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/3964 E., 2012/4537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 164 ada 9 ve 10 parsel sayılı sırası ile 1136,79 m2 ve 1184,47 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Tespit gününden önce davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve el atmanın Önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. ... ve ... satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 2. Derece doğal sit sınırları içinde kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından esasa, davalı ... tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Davacılar ... mirasçısı ... ile diğer davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazlarına ilişkin olarak;
Yerel mahkemece oluşturulan karar tarihine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 3156 sayılı kanunla değişik 432/I maddesi hükmünce temyiz yoluna başvurma süresi 15 gündür. Temyiz eden davacılar ... ve arkadaşları vekiline hükmün tebliğ edildiği 05.07.2010 günü ile temyiz dilekçesinin harçlandırılıp mahkemeye verildiği 16.01.2012 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu itibarla davacılar ... mirasçısı ... ve arkadaşlarının temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
2-Davacılar ..., ... ve ... ile davalı ...'in temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafın tutunduğu dava dışı taşınmazlara yüzölçümü ile revizyon gören genişletilmeye elverişli ve değişebilir sınırlı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca kapsamlarının yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kayıtlarının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı, bir an için tapu kaydının taşınmazı kapsadığı düşünülse dahi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmü karşısında söz konusu tapu kaydının hukuki geçerliliğini yitirdiğinin kabulü gerekir.
Öte yandan.
4342 sayılı Mera Kanununun 36. maddesi düzenlemesine göre 4 Ekim 1926 tarihinde yürülüğe giren Medeni Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümlerinin halen yürülükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. madde hükümleri ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının da davalı taraf yararına gerçekleştiği gibi, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı tarafın bir insan ömrüne ulaşan süre ve malik sıfatı ile çekişmesiz ve aralıksız süren zilyetliğinin bulunduğu da mahkemece yapılan keşif,
uygulama ve toplanıp değerlendirilen deliller ile Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esas sayılı dava dosyası içeriği ile belirlenmiştir. Ayrıca davacı taraf öne sürdüğü iddialarını ve davalı tarafın savunmasının aksini de kanıtlayamamıştır.
Davalı ...'in temyiz itirazları ise yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretine yöneliktir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre; Kadastro davalarında hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre değil 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31.maddesi hükmü gözetilerek avukatın emek ve mesaisi dikkate alınarak maktuen belirlenmesi gerekmesine göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/3964, K. 2012/4537, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama