KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4436 E., 2012/8784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere, atık su bedelinin 4 kat cezalı belirlenmemesinde ve haksız fiilden kaynaklanan bu nedenle de likit ve muayyen olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı tarafın bu yönlere ilişen tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı şirketin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.
Somut olaya gelince; davalı tarafın işyerinde iki adet su tankının bulunduğunu, sayaçtan geçen birinci tanktan geçen suyun yer altında bulunan ikinci tanka su verdiğini, yağmurlu havalarda yüzey suları ile dolan suyun çalışanlarca tahliye edildiğini savunduğu ve bu yönde tanıklarını dinlettiği, mahkemece de davalı tarafın bu savunması doğrultusunda gerektiğinde mahallinde bizzat inceleme yapmak suretiyle bilirkişiye rapor düzenlenmesi hususunda yetki ve görev verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece atanan bilirkişi mahallinde inceleme yapmaksızın ve tutanak tarihinde davacı tarafça çekilen fotoğrafların mahalline uygunluğu dahi belirtilmeden dosya üzerinden rapor düzenlemiş, mahkemece de bu rapor hükme esas alınmıştır. Deliller tümüyle toplanmadan eksik inceleme ve soruşturmayla, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verilemez.
Hâl böyle olunca; mahkemece dosya yeniden aynı bilirkişiye verilerek tutanak tarihinde işyerinde çekilen fotoğraflar ve taraf tanık anlatımları da değerlendirilerek mahallinde inceleme yapmak suretiyle bilirkişiden ek rapor düzenlemesi istenilmeli ya da tutanağın tutulduğu yer görevli mahkemesinden bu hususta talimat yolu ile keşif yapılması sağlanarak davalı tarafın savunmalarını da karşılar şekilde yeni bir bilirkişiden rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş davalının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4436, K. 2012/8784, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama