KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4669 E., 2012/5339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2012
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 163 parsel sayılı 20000 m² yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle davalı ... adına, 377 parsel sayılı 5625 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise kayıt miktar fazlası olduğundan söz edilerek davacı Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava dışı Bekir Kılıç ve arkadaşlarının itirazı üzerine, kadastro komisyonunca 377 parsel sayılı taşınmazın yapılan tespitinin resen iptali ile 163 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine ve 163 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 25625 m2 olarak düzeltilerek ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Davacı Hazine dava konusu 163 parsel sayılı taşınmazda davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu 377 parsel sayılı taşınmazla ilgili kadastro komisyon kararının iptali ile, tespit gibi davacı Hazine adına tapuya tesciline, 163 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın ise görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından mahkemenin görevsizlik kararına yönelik olarak temyiz etmiştir.
Dava ve temyiz konusu 163 parsel sayılı taşınmazın askı ilanının 16.10.1985-15.11.1985 günleri arasında yapıldığı, davanın ise 09.10.1997 tarihinde açıldığı dikkate alındığında dava askı ilan süresinin dolmasından sonra açılmıştır. Hal böyle olunca dava konusu 163 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği kuşkusuzdur. Bu durumda 163 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olduğu tartışmasızdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4669, K. 2012/5339, 6 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama