KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4796 E., 2013/11104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, köydeki bahçe evinin elektrik sarfiyatının 17.06.2008-31.07.2008 ile 01.08.2008- 05.08.2008 dönemleri için normalin çok üzerinde sayaca yansıması üzerine sayacın arızalı olduğunu belirterek tahakkuklara itiraz ettiği halde davalı tarafça endeksin doğru olduğundan bahisle itirazın reddedildiğini bildirerek sözkonusu 410,10 TL ve 1.782,45 TL tutarındaki toplam 2.192,00 TL'lık tahakkuklardan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı cevabında, davacının sayacında yapılan inceleme sonucunda herhangi bir arıza saptanmadığı gibi 23.03.2010'da mahallinde yapılan inceleme sonunda son iki yıl dışında sözkonusu yerin halı yıkama yeri olarak tarifesi dışında kullanıldığının tespit edildiğini ve tahakkukun doğru olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, mahallinde 26.07.2010 ve 03.05.2011 tarihlerinde yapılan keşifler sonucunda alınan bilirkişi raporları esas alınarak sözkonusu tesisin aydınlatma amaçlı kullanıldığı gerekçesiyle kurulu güce göre hesaplanan 33,80 TL'lık normal tüketim bedelinden sorumlu olduğu, fazla olan 2.158,75 TL'den sorumlu olmadığına karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacıya yapılan tahakkukların sayaçtaki endeks değeri esas alınarak yapıldığı, davacının Bağ-Kur sigortacılık belgesinde mesleğinin halı yıkama olup işe başlama tarihinin 10.03.1997 ve bitiş tarihinin 31.08.2009 olduğu, yine 20.07.2010 tarihli Jandarma tutanağında davacının 2008 öncesinde taşınmazda halı yıkama işi yaptığının belirlenmesi ile tahakkukların 2008 yazına ilişkin olması, sayacın arızalı olduğuna dair bir tespit bulunmadığı sabittir. Hal böyle olunca, dava konusu dönemden iki ve üç yıl sonra yapılan keşifler sonucunda alınan bilirkişi raporlarının esas alınarak karar verilmesi dava konusu dönemdeki fiili duruma uygun düşmemiştir. O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4796, K. 2013/11104, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama