KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4833 E., 2012/6127 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ...tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1. katının (zeminin) davacı ve davalı adlarına tespitine, zemin üzerinde yer alan 2. ve 3. katlarının davacı adına tespitine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden dinlenen tanık beyanlarından ortaklığın giderilmesi davasına konu olan ve davaya konu binanın üzerinde bulunduğu 117 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapuda 1/2 paylı olarak taraflar adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan 1. kat (zemin) ve 2. katın (zemin üstü) davacı ve davalı tarafından birlikte meydana getirildiği, 3. katın (son kat) davacı tarafından kendi nam ve hesabına yapıldığı, esasen bu yönün davalının da kabulünde olduğu dosya kapsamıyla belirlenmiştir.
Bilgisine başvurulan davalı tanıklarının birbirini tamamlayan ve davalı savunmasını da doğrulayan beyanlarından, davalının köyde oturduğu, davacının taşınmazın bulunduğu şehirde oturması sebebi ile binanın yapımı ile bizzat ilgilendiği anlaşılmakta ise de davacının işin başında durmasının, işçilere ödeme yapmasının, binanın tamamının davacının nam ve hesabına yapıldığı anlamına gelmeyeceği açıktır. Üstelik inşaat ruhsatnamesinin ve yapı kullanım belgesinin taraflar adına düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki binanın, 3. katının (zemin üstü 2.kat-son kat) davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken delilllerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4833, K. 2012/6127, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama