KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/4901 E., 2013/14430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız ... nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir. Mahkemece bu defa "temyiz başvurusunun süresinde yapılmadığı" geerkçesiyle temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş, davalı bu kararı da temyiz etmiştir.
Mahkemenin 02.04.2010 günlü asıl kararı davalı vekiline 02.08.2010 günü tebliğ edilmiş, davalı ise kararı 18.08.2010 günü temyiz etmiştir. Temyiz süresi adli tatil içinde işlemiş ve henüz sona ermemiştir. Dolayısıyla davalının asıl kararı temyizi süresinde olup mahkemenin 08.11.2010 günlü temyizin reddi kararının kaldırılarak asıl kararın temyiz incelemesine geçildi;
2-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı, ...-Posof-Türközü arasında bulunan kablolarına davalı tarafından yapılan çalışmalarda hasar verildiğini belirterek yaptırdığı tespitte belirlenen zararının giderimini istemiştir.
Davalı cevabında, sözkonusu çalışmaların müteahhit firmalarla yapılan istisna sözleşmeleri kapsamında yapıldığını bildirerek husumet itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, hasar tespit tutanağı olmadan ve kusur/zarar konusunda herhangi bir inceleme yapılmadan davacı tanıklarının beyanları ve tespitteki bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmiştir. Dava konusu olayın açıklığa kavuşması açısından hasar tespit tutanağının celbi ile tarafların olaydaki kusur oranlarının ve zarar miktarının belirlenmesi için uzman bilirkişilerden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre; hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup davacının dava konusu hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırması veya harcama yapması söz konusu değilse zarar kapsamına işçilik giderleri dahil edilemez. Bu haliyle davacının özel olarak işçi tutup çalıştırıp çalıştırmadığı araştırılmadan genel idare giderlerinden oluşan işçilik giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4901, K. 2013/14430, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama