KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/499 E., 2012/3729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhtesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhtesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhtesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Bu işler için harcanan giderler de muhtesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir.
İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklarinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını B.K.'nun 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur.
İyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhtesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma ... mevcut iken önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Somut olaya gelince, toplanan delillerden taraflar adına tapuda kayıtlı, ortaklığın giderilmesi davasına konu 230 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1. ve 2. katı bulunan binanın kaba inşaatının bir kısım tarafın babası ... tarafından yaptırıldığı mahkemece yapılan keşif ve toplanan delillere ve mahkemenin kabulüne göre de yalnızca 1.katın davacının bayii ... tarafından masraf yapılmak suretiyle sıva, cam, boya, seramik, kapı ve ince işlerinin yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Miras bırakanın sağlığında temeli atılarak kaba inşaatı tamamlanan binanın bu aşamada iken muhtesat niteliğini kazandığı, davacının bu aşamadan sonra yaptığı işlerin ise inşaatı tamamlamaya yönelik iyileştirme gideri olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetilerek davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule görede gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/499, K. 2012/3729, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama