KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5158 E., 2013/4895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava niteliği ve içeriği itibarıyla tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ... başkanlığının temyiz itirazı görev (yargı yolu) ve husumete, davacı tarafın temyizi ise hükmedilen faizin niteliğine yöneliktir.
1-Duraksamadan belirtmek gerekir ki; kamu hizmeti vermekle yükümlü olan davalı belediyenin kamu hizmetini doğrudan kendisinin verdiği sırada hizmet kusurundan dolayı hakkında açılacak davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılması gerektiği kuşkusuzdur.
Ancak davalı belediyenin kamu hizmetini bizzat kendisinin yapmadığı özel hukuk ilişkisine girdiği yüklenici şirketlere özel hukuk sözleşmesi ile yaptırdığı durumda ise bu sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere verilen zararların giderilmesi amacıyla açılan davaların adli yargıda görülmesi gerekir. Gerçekten Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.03.2010 tarih 2010/13-64 E., 2010/145 K. sayılı ilamı ile 28.04.2010 tarih 2010/7-216 E., 2010/231 K.sayılı ilamlarında da aynı husus vurgulanmaktadır.
Somut olayda davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kamu hizmetini özel hukuk ilişkisine girdiği diğer davalı yüklenici şirkete özel hukuk sözleşmesi ile ../..
2012/5158-2013/4895 S.2
yaptırdığı anlaşılmaktadır. Temyiz eden belediye dışındaki davalının ise tacir olduğu ve faaliyetini özel hukuk hükümlerine göre yürüttüğü, bu nedenle anılan davalı aleyhine açılacak davanın idari yargı yerinde görülemeyeceği de tartışmasızdır. Bu durumda verilen hizmetin kamu hizmeti olması da bu olguyu değiştirecek bir neden değildir. Şu halde davanın adli yargıda görülüp sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan; davalı ... ile diğer davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede iş sahibinin yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olduğu gözetildiğinde, temyiz eden davalı belediyenin meydana gelen zarardan dolayı hüküm tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunun 51. ve 55.maddeleri uyarınca haksız fiil sorumlusu ile birlikte “adam çalıştıran (istihdam eden)” sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğu da kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçeler ile az yukarıda açıklanan nedenlere göre davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının bu hususlara ilişen ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin ödenen harcın mahsubu ile geriye kalan 16,39 TL temyiz harcının davalı ... Başkanlığından alınmasına,
2-Davacı tarafın hükmedilen faizin niteliği ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince.
3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği gözetildiğinde ve dosya içeriği ile tarafların sıfatı dikkate alındığında mahkemece belirlenen tazminat için hüküm yerinde avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
hüküm yerinden “yasal faiz” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “değişen oranlarda avans faizi” .../..
2012/5158-2013/4895 S.3
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5158, K. 2013/4895, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama