KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5430 E., 2013/9484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2013
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 7, 8, 9 ve 19, 113 ada 1, 2, 3, 4 ve 5, 114 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7, 116 ada 1 ila 20 ve 150 ada 1 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... tarafından davalı Hazine ve diğerleri aleyhine ayrı ayrı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil ve el atmanın önlenmesi davaları ile davacı ... ve paydaşı tarafından davalı Hazine ve diğerleri aleyhine ayrı ayrı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil ve elatmanın önlenmesi davaları, ayrıca davacı ... tarafından davalı ...
Gümüş ve diğerleri aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası birleştirildikten sonra görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ... satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 113 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açmıştır.
Mahkemece dava konusu 113 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usule ilşkin bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazların muris ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve paydaşları, davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ..., davalı ..., davalı ... ve paydaşları, davalı ... mirasçıları, davalı ... mirasçıları, davalı ..., davalı ... mirasçıları, davalı ... , davalı ... ve paydaşları, davalı ... ve paydaşları, davalı ..., davalı ..., davalı ..., davacı-davalı ... ve paydaşları, davalı Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı Hazine ve ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına.
2-Davacı-davalı ... ve paydaşlarının temyiz inceleme isteklerine gelince. Dava ve temyize konu taşınmazların bir kısım davacı ve davalı tarafın murisleri olan 1895 tarihinde ölen ... 'dan kaldığı tartışmasızdır. ...'ın ölüm tarihine göre terekesi müşterek mülkiyet hükümlerine tabidir.
Ortak miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıları olan ... ve ...'nin taşınmazlar üzerinde birlikte zilyet oldukları, ...'nin 1924 yılında ölümü üzerine ...'ın ve onunda 1964 yılında ölümü üzerine ... mirasçılarının aktarılan dava tarihi olan 1978 yılına kadar müstakil 20 yılı aşan zilyetliklerinin bulunduğu, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenlerle davacı-davalı ... ve paydaşlarının temyiz itirazları yerinde değildir. alınması gereken 24,30 TL harcın davacı-davalı ... ve paydaşlarından alınmasına.
3-Diğer davacı ve davalı tarafın temyiz inceleme isteklerine gelince; Saptanan dava niteliği dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile Kadastro Mahkemesine aktarılmadan önce Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler ile tanık beyanları arasında muris ...'ın sağlığında dava konusu taşınmazları çocuklarına bağışlayıp bağışlamadığı ya da ölümünden sonra mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı hususlarında çelişki olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının yeniden taşınmazlar başında dinlenilerek çelişkinin giderilmesi zorunludur.
Bu durumda uyuşmazlık, taşınmazların muris ... tarafından sağlığında oğulları ... ve ...'a bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmamış ise ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmaktadır.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakan ... terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı (özellikle ...
Köyünde bulunan), varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra birden fazla olarak yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve bir uzman fen bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların muris ... tarafından sağlığında oğullarına bağışlanıp bağışlanmadığı,
bağışlanmamış ise ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli,
uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların ... tarafından sağlığında oğulları ... ve ...'e bağışlandığının veya ...'un ölümünden sonra paylaşıldığının belirlenmesi halinde dava konusu taşınmazların tereke malı olmaktan çıkacağı ve bu durumda 3.kişilere yapılan satışların geçerli olacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, mahkemece ...'ın bir kısım mirasçısı ve payları belirlenmeden hüküm kurulduğu gibi, dava konusu taşınmazlar üzerinde muhdesatlar bulunduğu halde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi hükmü uyarınca tespit tarihinden önce meydana getirilen muhdesatların niteliği ve kim tarafından meydana getirildiği belirlenerek tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, bu olgunun dahi gözardı edilmesi isabetsiz, davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ..., davalı ..., davalı ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5430, K. 2013/9484, 23 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama