KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5634 E., 2012/8189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2012
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile davaya dahil edilen ... mirasçısı ...'in mirasçısı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 121, 160, 151, 142, 107, 106, 130, 122, 102, 14, 158, 147, 126 ve 124 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir.
Davacılar ... ... ve ... ... tarafından Hazine ve ... davalı gösterilmek suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesine açılan el atmanın önlenmesi ve mahluliyet kaydının iptali davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ... tarafından 158 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tapu iptali ve tescil davası da görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılarak asıl dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında. 29.08.1954 tarihli tapuların kayıt maliki ... mirasçıları ..., ..., ve Sabiha ile 31.07.1961 tarihli tapuların kayıt maliki ... ... ... mirasçıları ..., ..., ...ve ...'in adreslerinin belirlenerek davaya dahil edilmesi gerektiği hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısme kabulü ile; dava konusu 106, 107, 121, 130, 142, 151 ve 160 parsel sayılı taşınmazların Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/89-82 sayılı veraset ilamına göre ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/27-86 sayılı veraset ilamına göre ... ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 124, 126 ve 147 parsel sayılı taşınmazların ... ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 102 parsel sayılı taşınmaz 240 pay kabul edilerek,
120 payın ... ... mirasçıları adına payları oranında, 120 payın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/89-82 sayılı veraset ilamına göre ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 122 parsel sayılı taşınmaz 86.880 pay kabul edilerek, 66.000 payın ... ... mirasçıları adına payları oranında, 20.880 payın Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/89-82 sayılı veraset ilamına göre ... mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 158 parsel sayılı taşınmaz 80 pay kabul edilerek, 40 payın ... ... mirasçıları adına payları oranında, 40 payın ... adına tapuya tesciline karar verilmiş;
hüküm, davalı Hazine ile davaya dahil edilen ... mirasçısı ...'in mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; bozma ilamında davada taraf olması gerektiği işaret edilen 29.08.1954 tarihli tapuların kayıt maliki ... mirasçıları ..., ..., ve Sabiha ile 31.07.1961 tarihli tapuların kayıt maliki ... ... ... mirasçıları ..., ..., ...ve ...hakkında mahkemece taşınmazların bulunduğu Ezgil köyünde yaptırılan kolluk araştırması sonucunda adı geçen kişilerin tanınıp bilinmediği yönünde verilen cevap uyarınca ilanen tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.
Oysa ki; davaya dahil edilen ... mirasçısı ...'in dosya içerisinde bulunan Gölcük Noterliğinden verilme vekaletname ile nüfus kayıt bilgilerinin belirtildiği, bu kayıtlardan nüfusa kayıtlı bulunan adreslerinin bulunması yönüyle herhangi bir araştırma yapılmadığı, yine davaya dahil edilen ... ... ... ... mirasçıları ..., ..., ...ve ...'in 21.08.2002 havale tarihli dilekçeleri ile davaya katılma talebinde bulundukları ve tebligat adreslerini bildirdikleri halde söz konusu adrese tebligat yapılmadan ilanen tebligat yoluna gidildiği görülmektedir. Bir başka anlatımla ilanen yapılan tebligatlar geçersizdir.
HUMK'nun 73.maddesi hükmüne göre hakim, tarafları dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Hal böyle olunca davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulduğundan söz edilemez. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde mahkemece öncelikle davaya dahil edilen 29.08.1954 tarihli tapuların kayıt maliki ... mirasçıları ..., ..., ve Sabiha ile 31.07.1961 tarihli tapuların kayıt maliki ... ... ... mirasçıları ..., ..., ...ve ...'in nüfus kayıtları getirtilerek kendilerine, ölmüş iseler tüm mirasçılarına 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesine uygun olarak duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5634, K. 2012/8189, 21 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama