KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5722 E., 2013/1216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2013
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın giderimi için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, muhtelif adreslerde bulunan enerji nakil hatlarına davalı tarafça hasar verdiğini, hasar bedelinin tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir. Davalı yargılamanın ilk celsesinde ibraz ettiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuş, davacı taraf ise zamanaşımı define karşı herhangi bir itirazda bulunmamıştır.
Mahkemece zamanaşımı definin reddine ve istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı T.T.K.'nun 18.maddesi uyarınca tacirdir. Dava konusu olaylardan sonuncusu 06.10.2004 günü meydana gelmiş ve aynı tarihli hasar tespit tutanağı davacı çalışanları tarafından düzenlenerek, hasara sebebiyet verenin davalı taraf olduğu belirtilmiştir. Davacı bu haliyle fiili ve faili hasar tespit tutanağının düzenlendiği tarihte öğrenmiş bulunmaktadır.
Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup B.K.'nun 60.maddesi uyarınca, haksız eylemden doğan zararın tazminine ilişkin dava, zarar görenin zararı ve zarar vereni
öğrendiği tarihten itibaren bir sene ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on senede zamanaşımına uğrar. Somut olay en son olarak 06.10.2004'de meydana gelmiş, aynı günlü hasar tespit tutanağı ile zarar ve zarara sebebiyet veren tespit edilmiştir. Davacı buna karşın 26.08.2008 gününde icra takibine girişmiş, davalı ise borca itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Eldeki dava 30.01.2009 gününde açılmış, davalı buna karşın yine zamanaşımı definde bulunmuştur.
Davacı tüzel kişi tacirdir. T.T.K.'nun 18. maddesinde anlamında tacir sayılan davacının basiretli tacir olarak hasar tespit tutanağı ile haberdar olduğu zararı nedeniyle zarar veren hakkında Borçlar Kanununun 60.maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde icra takibine girişmesi veya dava açması gerekir. Tacir olanlar için dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın olur tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı için esas alınması doğru değildir. Zira, tacirler basiretli davranmak, işletmeleri ile ilgili zararların takibinde gerekli özeni göstermek durumundadırlar. Şu durumda, davanın zamanaşımından reddi gerekir.
Mahkemenin bu yönü gözetmeden verdiği karar usule ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5722, K. 2013/1216, 18 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama