KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/5937 E., 2012/7682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 142 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır.
Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği, öte yandan; bina değerini artıran faydalı ve zorunlu işler nedeniyle yapılan giderlerin de iyileştirme gideri olup, koşullarının varlığı halinde yapılan bu giderlerden kendi payına düşen kısmının taşınmazın diğer paydaşlarından sebepsiz zenginleşme kurallarına ve B.K.nun 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği tartışmasızdır.
Alacak davası açarak, yapılan giderlerden payına düşeni diğer paydaşlardan isteme ... mevcut iken iyileştirme giderlerinin tespitini istemekte hukuki yarar olmadığı gibi, ahlaki ödev niteliğinde yapılan harcamaların da tespit davasına konu edilemeyeceği kuşkusuzdur.
Ne var ki, mahkemece bu yönde yapılan araştırma ve soruşturma yetersiz olduğu gibi, ortaklığın giderilmesi davasında yapılan keşifteki tanık anlatımları da soyut ve genel ifadelerden ibaret olup az yukarıda açıklanan ve davanın esasını oluşturan olguları açıklığa kavuşturmaya elverişli değildir.
Hal böyle olunca taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, dava konusu muhdesatların kadastro tespitinden önce mi sonra mı yapıldığı, yıkılıp yeniden mi inşa edildiği, yoksa tadilat mı yapıldığı, yapılanların da davacının kendi adına mı yoksa miras bırakan babası adına mı yapıldığı hakkında davacı ve bildirildiği takdirde tanıklarından olaylara dayalı bilgi alınmalı, tapu kaydında gösterilen muhdesat ile dava konusu muhdesatın aynı olduklarının belirlenmesi halinde 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre gözetilmeli, muhdesatların farklı olduklarının belirlenmesi halinde ise toplanan ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/5937, K. 2012/7682, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama