KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/605 E., 2012/1747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı ... Genel Müdürlüğü ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 334 ada 33 parsel sayılı 1254.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kilise ve arsası niteliği ile davacı ... Genel Müdürlüğü adına tespit edilmiştir. Davacı ... Genel Müdürlüğü taşınmazın kendilerine ait olmadığını öne sürerek davalı ... aleyhine, davacı Hazine'de taşınmazın Kadastro Kanununun 16/B maddesi uyarınca Hazine adına tescili istemiyle tespit maliki Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı ... Genel Müdürlüğünün davasının reddine, davacı Hazine'nin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın camii vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine Altıparmak Köyü Camii olup kültür varlığıdır şerhinin düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davacı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava konusu taşınmazın halen faal olarak kullanılan köy camiisi olup 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesi hükmünde öngörülen hizmet mallarından sayılacağından dolayı, kuşkusuz davalı ... Kişiliğinin hüküm kesinleştikten sonra 10 yıllık hak düşürücü süre içinde Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açma hakkı bulunmaktadır.
Ne var ki, mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalılar aleyhine yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemeye aykırı ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2, 3, 4. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 2. bent olarak “davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/605, K. 2012/1747, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama