KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6169 E., 2012/6457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı ... ve davalı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 359 ada 1, 335 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 292 ada 1, 288 ada 14, 16, 287 ada 1, 256 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, pay satışına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ... ... adlarına, 290 ada 1 parsel sayılı taşınmaz aynı nedene dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...
290 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı ... 359 ada 1, 335 ada 5 ve 7, 292 ada 1, 288 ada 14, 16, 287 ada 1 ve 256 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara miras yoluyla gelen hakka ve pay bağışına dayanarak 1/2 payla sınırlı olarak ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne, 290 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2/3 payının ..., 1/3 payının ..., 359 ada 1, 335 ada 5 ve 7, 292 ada 1, 288 ada 14, 16, 287 ada 1 ve 256 ada 9 parsel sayılı taşınmazların 2/4 payının ..., 1/4 payının ..., 1/4 payının ... ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... ve davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların paylaşılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Dava konusu taşınmazlar başında yapılan keşifte bir yerel bilirkişi ve bir tutanak tanığı dinlenmiş, diğer tutanak tanıkları dinlenilmemiş, varsa yasal nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle gösterilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm verilemez.
Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ... ...'a ait olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık ortak miras bırakanın sağlığında taşınmazları bağışlayıp bağışlamadığı, bağışlamadığı taktirde ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan tarafından sağlığında taraflara bağışlanarak zilyetliğin devredilip devredilmediği tereddütsüz belirlenmeli, bağışlama olgusunun gerçekleşmediğinin tespiti halinde ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir.
Paylaşım için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının, bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda, vurgulanan, hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan, araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan bağışlama olgusu ile ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra,
mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli,bu hususta diğer taraf adına tespit edilen taşınmazların tespit nedenleri dikkate alınmalı, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,
keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında, aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının, birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan, davalar varsa, deliller değerlendirilirken,
sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak, yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle, sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların, tespit tutanakları içeriğinde, paylaşma olgusuna, yer verilip, verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz, ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal, isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı,
gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6169, K. 2012/6457, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama