KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6263 E., 2012/8919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 822,84 m2 ve 498,19 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ... Bölükçü ve müşterekleri adına, aynı ada 9 parsel sayılı 119,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... Bölükbaş ve müşterekleri adına, aynı ada 10 parsel sayılı 332,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ramazan Bölükbaş ve müşterekleri adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine; dava konusu taşınmazların tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yapılan yada kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek yada tüzel kişiler arasında bir başka deyişle hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı ... ve arkadaşları dava konusu 101 ada 2, 3, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki olmayan davalıları hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı taraf dava konusu taşınmazların dava dilekçesinde 101 ada 2, 3, 9 ve 10 parsel olarak yazılmasının maddi hataya dayandığını, dava konusu parsellerin 104 adaya ait taşınmazlar olduğunu, bu konuda kendilerine açıklama yapmak fırsatı verilmeksizin davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğini ileri sürmüş ise de dava konusu parsellerin tefrikine karar verildiği 20.07.2007 tarihli duruşma oturumunda davacılar vekili de hazır bulunmuş, dava konusu 101 ada 2, 3, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tespit maliklerinin davalılar olmadığı hususu tutanağa geçirilmiş,
davacılar vekili davalıların tespit maliki olmamaları hususunda herhangi bir açıklamada bulunmadığı gibi taşınmazların 1/2 payının davacılar adına tescilini talep ettiğini, Hüseyin Kavakbaşı'nın mirasının taksim edilmediğini beyan etmiş, mahkeme de dava konusu parsellerin tefrikine karar vererek bu parsellere yönelik davayı husumet yokluğundan reddetmiştir.
Davacı tarafça bu yönde bir açıklama yapılmaksızın hakimin dava konusu parsellerin ada numarasının sehven yanlış yazıldığını bilmesi olanaksızdır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 101 ada 2, 3, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... ve arkadaşlarının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi nifazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Dava konusu taşınmazlar hakkında açılan dava husumet nedeniyle reddedildiğine göre tutanakların kadastro işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz, davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 2.bendinin 2.satırında yazılı bulunan "...tespit gibi Tapuya Kayıt ve Tesciline" sözlerinin çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6263, K. 2012/8919, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama