KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6291 E., 2012/8642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 03.04.2012 gün ve 2011/5850-2012/2446 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle,dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kural olarak tespit davasının dinlenebilmesi için genel dava şartlarından başka iki özel koşula daha ihtiyaç vardır.
Sözü edilen özel koşulların ilki;tesbit davasının konusunu ancak bir hukuki ilişkinin oluşturabileceğidir. Gerçekten tespit hükmü, hak ve alacakların doğduğu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığını tesbit etmektedir. Bu nedenle uygulamada, konusu yalnızca maddi vakıa ya da vakıalar olan tespit davalarının dinlenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Kural olarak maddi vakıa ya da vakıalar ancak hukuki bir ilişki ile birlikte tespit davasına konu olabilirler.
Özel koşulların ikincisi ise; hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde hukuki bir yarar bulunmalıdır. Hukuki yarar koşulu, tespit davasını hükme bağlayan tüm yasalarda öğretide ve uygulamada kararlılıkla aranmaktadır.
Öte yandan; bir hukuki ilişkinin hemen tespitinde, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi içinde şu üç unsurun birlikte olması zorunludur. Sözü edilen üç unsuru hemen açıklamak gerekirse;
a)Davacının bir ... veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması ve sözü edilen tehlikenin yakın ve tehdidin ciddi olması gerekir.
b)Bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt ya da belirsizlik içinde olması ve bu hususun davacı için bir zararı meydana getirebilecek nitelikte bulunması gerekir. Tehdit objektif olarak değerlendirildiğinde bir zarar doğurabilecek nitelikte olmalıdır.
c)Yalnızca kesin hüküm sonuçlarını meydana getiren cebri icraya yetki vermeyen bir başka deyişle icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması zorunlu olduğu gibi,davacının hukuken korunma ihtiyacı da hali hazırda bulunmalıdır.
Açıklanan nedenlerle davacının hukuki korunma (himaye) ihtiyacını başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin mücerret (soyut) tesbitinde hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle tespit davası açılamayacağı kuşkusuzdur.
Az yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde; davacı tarafın görülen davaya konu tespit isteminde hukuki yararının bulunmadığı kuşkusuzdur. Şu halde bu hususlara işaret eden dairemiz onama kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6291, K. 2012/8642, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama