KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6393 E., 2012/8110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... ... ile davalılar ... ... İder ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 151 ve 152 parsel sayılı sırasıyla 1156000,00 m2, 260800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine ; taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek, davacı ... ... ise tapu kaydına dayanarak tespite itiraz etmişler yargılama sırasında ... ve arkadaşları imar ihyaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece; davacı ... ... ile katılan davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, davacı Hazine'nin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazların tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile davalılar ... ... İder ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Mahkemece tespit maliki olan ...'ın mirasçısı ölü Şefik mirasçılarından ..., ..., ... ve ... adlarına usulüne uygun olarak duruşma gün ve saati tebliğ edilmediği gibi ... mirasçılarından bir kısmına ise duruşma günü davetiyeleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir.
Ayrıca dava konusu taşınmazların tespit malikleri olan ve gerekçeli karar başlığında da isimleri zikredilen davalılar ... mirasçılarından ...'nın 1922 tarihinde, ... ve ...'in 1915 tarihinde, ...'nın 1940 tarihinde, ...'in 1916 tarihinde, ...'in 1943 tarihinde, ...'in ise 1951 tarihinde ölmelerine rağmen adı geçen tespit maliklerinin mirasçılarının davadan usulüne uygun olarak duruşma gün ve saatinin tebliği yolu ile haberdar edilmedikleri,
ayrıca bu kişiler açısından yeterli bir araştırma yapmaksızın gerek duruşma gün ve saati gerekse mahkeme hükmünün tespit tarihinden dahi önce vefat eden bu tespit maliki davalılar adına ilan yoluyla tebliğ edildiği gibi tespit maliklerinden ... ve ...'in sağ olup olmadığının, ölü ise mirasçılarının kim olduğu iade kararına rağmen belirlenmemiş olup bu tespit malikleri adlarına da usule aykırı olarak ilanen tebligat yoluna gidilmiştir.
Yine yargılama sırasında ölen tespit malikleri , ..., ..., ve ...'nın mirasçıları da davaya dahil edilerek adlarına duruşma gün ve saatinde tebliğ edilmemiş, somut olayda taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilmiştir.
Taraf koşulu gerçekleştirmeden hüküm verilemeyeceği gibi taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazların tespit maliki olan davalıların mirasçıları tam ve eksiksiz olarak belirlenmeli, gerektiğinde tespit maliki davalıların veraset ilamları 3402 Sayılı Yasa'nın 25.maddesi gereği resen mahkemece çıkarılmalı, davalı tespit maliklerinin bu şekilde belirlenecek mirasçıları adına 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6393, K. 2012/8110, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama