KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/6651 E., 2013/20300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, ticari elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece Tüketici Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un “Amaç” başlıklı 1.maddesinde Yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verildikten sonra aynı Yasanın 3. maddesinde mal, satıcı ve tüketici ayrı ayrı tanımlanmıştır.
Yasal düzenlemeye göre mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyatleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, tüketici ise; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder.
Bir hukuki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında olduğunun kabulü için, yasanın amacı içerisinde ve az yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir işlem olması gerekir.
Somut olayda taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine konu elektrik enerjisinin ticari amaçla işyerinde kullanıldığının belirlenmiş olmasına göre yanlar arasındaki hukuki ilişkinin anılan yasa kapsamında bulunmadığı açıktır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6651, K. 2013/20300, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama