KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/668 E., 2012/7084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalılardan ... Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı ... Genel Müdürlüğü’nün aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... Genel Müdürlüğü’nün hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K.sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden alacak olarak istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dâhil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Davacı kurumun onarım giderleri belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma söz konusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delillerinin sorulup saptanması, bu konuda gösterilecek delillerin toplanması, özel olarak işçi tutup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ... Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı tarafın temyizi, reddine karar verilen 617,10 TL’lik bedele yöneliktir.
HUMK’nun 427.maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 sayılı yasalarla 01.01.2011 tarihinden itibaren 1.540 TL’ye yükseltilmiştir.
Temyize konu karar 18.01.2011 tarihinde ve anılan Kanununun yürürlük gününden sonra verildiğinden incelenmesi istenilen hüküm 1.540 TL olarak belirlenen kesinlik sınırı içinde kalmaktadır. Niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde, temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verilmesi gerektiği gibi yerel mahkemenin bir karar vermemesi halinde 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur.
Yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alınarak davacı tarafın temyiz inceleme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/668, K. 2012/7084, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama