KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/7487 E., 2013/2744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2013
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı ... tarafından ortak miras bırakandan kalan, 117 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki avlulu iki kat kerpiç ev ve kerpiç ahırın ve arzının mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti talebi ile dava açılmıştır. Davalılardan ..., ... ve ... açılan davayı kabul etmişler, davalı ... davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne 117 ada 8 parsel sayılı taşınmazın arzı ile üzerinde bulunan avlulu iki kat kerpiç ev ve kerpiç ahırın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, faydalı ve zorunlu giderlere ilişkin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından esasa, davalılardan ... tarafından esasa ve yargılama giderine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, davacı tarafın koşullarının varlığı halinde sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan eda nitelikli alacak davası açmalarının mümkün bulunmasına göre mahkemece faydalı ve zorunlu giderlere yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı açıklanmıştır.
./... 2012/7487-2013/2744
S.2
Somut olaya gelince; davaya konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 117 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbiti sırasında "Avlulu Kerpiç iki katlı ev ve kerpiç ahır" niteliği ile tesbit edildiği kadastro tespitinin 12.04.1991 tarihinde kesinleştiği, davanın ise az yukarıda açıklanan 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.06.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı belirlendiğine göre davalı ... ve arkdaşlarının davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/7487, K. 2013/2744, 13 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama