KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8060 E., 2013/17904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı, davalının sabit telefon abonesi olduğunu, 15.02.2007'de 112,14 YTL'lık fatura gelince şüphelendiğini ve döküm istediğini, gelen fatura döküm kayıtlarında hiç görüşmediği bir cep telefonu ile görüşme yapılmış olduğunun tespit edildiğini, telefonun 27.01.2007'de arıza yapıp konuşmaya kapandığını, bunun üzerine önce sesli, bilahare de yazılı olarak 16.02.2007'de davalıya arıza başvurusu yaptığını ancak bir ayı aşkın süre hiç cevap alamadığını, bu sırada tekrar 4.977 TL'lık bir fatura daha geldiğini, incelendiğinde,
bunun da davacının telefonunun arızalı olup konuşma yapamadığı 29.01.2007-10.02.2007 arasında yine aynı cep telefonu hattı ile yapılmış görüşmelerin karşılığı olduğunun anlaşıldığını, bu faturanın tebliğinden sonra davacının arıza başvurusuna "bir arızaya rastlanmadığı" şeklinde cevap verildiğini, davacının bu defa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuşsa da takipsizlik kararı verildiğini, bilahare iki yıl geçtikten sonra 15.06.2009'da ödeme emri tebliği üzerine itiraz etmişse de faiz tahakkukunu durdurmak için adı geçen fatura bedelini 8.169,37 TL olarak ödemek zorunda kaldığını,
bu haliyle davalının kusurlu hizmeti sebebiyle zarara uğradığını iddia ederek ödediği bedelin istirdadını istemiştir.
Davalı yan cevabında, anılan telefon hattında meydana gelmiş bir arızaya rastlanmadığı gibi şahsın hattının da başka biri tarafından kullanılmasının olağan dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu da alınarak, telefon kablolarının zarar görmemesi için davalının gerekli ihtimamı göstermediği gibi artan görüşme bedeli konusunda uyarı ve görüşme engelleme yapılmaması ve gerekli açıklayıcı bilgileri sunmaması gibi nedenlerle davalının davacıya verdiği hizmette kusurlu olduğunu ve davacının söz konusu telefon görüşmelerini yapmamış olma ihtimalinin de bulunduğu gözönüne alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından ve savcılık evrakı içeriğinden; davacının telefonundan aranan cep telefonu numarasını kullanan kişinin davacının uzaktan akrabası ... olup, bu şahsın ifadesinde köyden iki bayanın kendisini arayıp sürekli konuştuklarını, isimlerini vermeseler de arayanların ... (davacı) ve ...'ın bekar kızları olduğunu söylediği, davacı ...'ın ifadesinde 20 yaşında kız çocuğu olduğunu bildirdiği ve yine davacı hattında yapılan incelemelerde arıza ya da üçüncü kişinin saplama yaparak konuşma yaptığına dair bir bulguya da rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu ödemeye dayanak faturalarda belirtilen telefon görüşmelerinin yapılmadığı ve davacının haksız yere ödeme yaptığı iddiası ispatlanamamış olup davanın tümden kabulü doğru görülmemiştir. Mahkemenin davalının hizmetindeki eksikliklere dair belirttiği hususların miktarı etkileyen hususlar olup, davacının ödediği miktarın indiriminde dikkate alınması, dolayısıyla istemin indirimli takdir edilecek oranda kısmen kabulünü gerektirir.
Bu yön gözetilmeksizin davanın yazılı şekilde tümden kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8060, K. 2013/17904, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama