KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8332 E., 2013/8397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2013
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul hükümlerine aykırı düşmüştür.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında bu tür davalar yönünden eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar olumlu dava koşuludur ve davanın her aşamasında mevcut olması gerekir.
Öte yandan; öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin davada taraf olmaları zorunludur.
Somut olaya gelince; toplanan delillerden dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 113 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında izale-i şüyuu satış memurluğu tarafından kıymet tespiti yaptırıldığı ve buna ilişkin bilirkişi raporunun da davacı tarafça dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
O halde; ortaklığın giderilmesi davasına ait Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/73 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek taşınmazın satış memurluğunun 2010/16 sayılı dosyasına konu olduğu da gözönüne alınarak kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, verilen kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafın tespit davası açmakta başlangıçta var olan hukuki yararının yargılama sırasında ortadan kalkacağının gözetilmesi, yine tespit davasının görülüp sonuçlandırılması için de taşınmazda paydaş olan ve ortaklığın giderilmesi davasında muhdesatın davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyen tüm paydaşların davada taraf olmaları gerektiği kuşkusuzdur.
Ne var ki; mahkemece söz konusu olgular yönünden bir araştırma yapılmamıştır. Hukuki yararın varlığı ve taraf koşulunun oluşup oluşmadığı belirlenmeden eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
O halde, öncelikle ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, gerekirse bu husustaki usuli işlemlerin yerine getirilmesi için taraflara süre verilmeli, davada hukuki yarar koşulunun ortadan kalktığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmeli, hukuki yararın devam ettiğinin saptanması halinde ise, taraflar dışındaki tüm tapu paydaşlarının ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında dava konusu muhdesatların davacı tarafa ait olduğunu açık bir biçimde kabul edip etmedikleri duraksamasız belirlenmeli,
muhdesat iddiasını kabul eden paydaşlar hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmeli, muhdesatların davacı tarafa ait olduğunu kabul etmeyen başka paydaşlar bulunması halinde bunların, ölmüş iseler mirasçılarının davada taraf olmalarının zorunlu olduğu düşünülerek davada taraf olarak yer almaları sağlanmalı, yargılamaya geldiklerinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8332, K. 2013/8397, 8 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama