KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8669 E., 2013/11488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2013
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı belirtilmiştir. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; mahkemece davacı tarafından yetiştirildiğinin tespitine karar verilen uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (F2) ile işaretli bölüm üzerindeki fındık ağaçlarının 14.07.2010 tarihli raporda da belirtildiği üzere dava tarihinde 25-30 yaşlarında bulunduğu gibi, dava dilekçesinde de bu ağaçların 1977 yılında dikildiğinin belirtildiği gözetildiğinde muhdesatların; kadastro tespitinden önce meydana getirildiğinin kabulü zorunludur.
Kadastro tespitinin kesinleştiği 09.11.1995 tarihi ile davanın açıldığı 29.09.2006 tarihleri arasında da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ağaçların tespit sonrasında yaptırıldığının da iddia ve ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığının belirlenmesi halinde davanın esasına girilmeyerek salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bu halde davalı tarafın davayı kabulü dahi sonuç doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8669, K. 2013/11488, 19 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama