KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8775 E., 2013/8670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2013
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 263 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50 ve 55 parsel sayılı sırasıyla 1223,21 m2, 1529,81 m2, 1294,31 m2, 1328,64 m2, 1731,92 m2, 1482,55 m2, 1825,65 m2, 2059,30 m2, 1239,56 m2, 1209,31 m2, 1939,86 m2, 1570,16 m2 ve 3082,74 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı ayrı miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı-davalı ... ile dava dışı Fatma Özeren ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine'nin itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek dava konusu 263 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazlar ham toprak niteliği ile davacı-davalı Hazine adına, dava konusu 263 ada 55 parsel sayılı taşınmazın ise uzman bilirkişi tarafından hazırlanan krokide (A) harfi ile gösterilen 1556,91 m2 yüzölçümündeki bölümün 263 ada 55 parsel numarası ile davacı-davalı ... adına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 1525,83 m2 yüzölçümündeki bölümün ise ham toprak niteliği ile aynı adanın son parsel numarası olan 76 parsel numarası ile davacı-davalı Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı-davalı Hazine dava konusu 263 ada 47 ve 55 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu öne sürerek, davacı-davalı ... ise dava konusu 263 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50 ve 76 parsel sayılı taşınmazlara yönelik miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı-davalı ... ayrıca tapu kaydına ve vergi kaydına da dayanmıştır.
Mahkemece davacı Hazine'nin dava konusu 263 ada 47 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan, 263 ada 55 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının ise esastan reddine, taşınmazların komisyon kararı gibi tapuya tesciline, davacı ...'nın davasının ise kabulüne, dava konusu 263 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50 ve 76 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı-davalı ...'nın tutunduğu Zilhicce 1279 tarih ve 32 Daimi, 176 Varak sayılı tapu kaydının dava konusu 263 ada 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50 ve 76 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı, gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı-davalı ...'nın tutunduğu Zilhicce 1279 tarih ve 32 Daimi, 176 Varak sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8775, K. 2013/8670, 13 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama