KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8898 E., 2013/8548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2013
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.04.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... inş.Taah.San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.Şükrü Salkaya geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden bir başka deyişle kaçak su kullanımından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez.
Somut olaya gelince; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından itiraz edildiği ve mahkemece bilirkişi kurulundan ek raporlar alındığı, ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili ve somut uyuşmazlığın çözümünde yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için gerekli olmasına rağmen davalı ... Başkanlığ'ının davacı taraftan istediği su borcuna ilişkin tahakkuk detaylarının ve ilgili tarife hükümlerinin dosya içerisine getirtilmeden açık bir anlatımla davalı tarafın alacağının ne şekilde belirlendiği açıklığa kavuşturulmadan bilirkişi tarafından rapor düzenlendiği görülmektedir.
Öte yandan davacı tarafından öne sürülen bir kısım hususlar, özellikle tesisin faal olmadığı ve keson kuyunun çalışmadığı, yine işletmenin 01.03.2001 tarihli devir sözleşmesi ile devralındığı ve devir sözleşmesinde sayaç endeksinin 6.420 m3 olarak yazılı olduğu olguları bilirkişinin de kabulündedir. Esasen kaçak kullanım iddiasının içme suyu şebekesinden mi kuyudan mı kaynaklandığı hususu da davalı tarafça tutulan tutanaklar kapsamıyla anlaşılamamaktadır.
Dava konusu işletmede ne şekilde kaçak su kullanıldığının ispat yükünün davalı tarafta olduğu kuşkusuzdur. Şu halde davacı tarafça bilirkişi raporuna yapılan itirazların haklı ve yerinde olduğu, itiraz üzerine düzenlenen bilirkişi ek raporlarının da açıklanan hususları karşılamadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki mahkemece davacı tarafın bu yönlere ilişen itirazları karşılanmadan, davanın kanıtlanmasına etkili tüm deliller toplanmadan ve farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Deliller tümüyle toplanmadan eksik inceleme ve soruşturmayla hüküm verilemez.
Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak mahkemece öncelikle kaçak su kullanımının ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle tarafların bu konuda gösterdiği ve göstereceği tüm deliller toplanmalı, daha sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan davacı tarafın itirazlarını da karşılar şekilde yeterli ve denetime açık rapor alınmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı tarafın kaçak su kullanımının var olup olmadığı varsa miktarının ne olduğu yönünde sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8898, K. 2013/8548, 9 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama