KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9116 E., 2012/9053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen uyuşmazlıkta, ihtiyati tedbir talebine yapılan itirazın reddine dair verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen AKEDAŞ tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, sulama birliğine ait elektrik kesintisi sonucu oluşan maddi zararın tahsili davası sırasında davacının istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına davalının yaptığı itirazın reddedilmesi yönündeki ara kararının temyizine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından AKEDAŞ'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 10.12.2012 gününde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının elektrik idaresine karşı açtığı maddi zararın tahsili davası sırasında mahkemece ara karar ile tedbiren verilen elektriğin bağlanması kararına karşı yapılan itirazın reddi yönündeki kararın temyizine ilişkindir.
Davacı kişi ile davalı kurum arasında bir sözleşme veya abonelik ilişkisi mevcut değildir. Davacının da üyesi bulunduğu sulama birliği elektrik abonesidir.
Sulama birliği yüklü miktardaki elektrik borcunu ödemeyince elektrik bağlantısı kesilmiştir.
Davalı Elektrik İdaresi 03.02.2012 tarihinde Elbistan Kaymakamlığı'na, Elbistan Ziraat Odası Başkanlığı'na, Afşin Kaymakamlığı'na ve Afşin Ziraat Odası'na ayrı ayrı yazı göndererek sulama birliğinin borçlarını ödemediği için elektriğinin kesildiğini ifade etmiş ve tüm çiftçilerin gerekli önlemleri almaları için bilgilendirilmeleri talep edilmiştir.
Mahkemenin 04.09.2012 tarihli kararında ifade edilen tarımsal ürünlerin ziyan olabileceği hususu 7 ay önceden yapılan bildirimler karşısında geçerli bir gerekçe değildir.
Yine mahkemenin 22.06.2012 tarihli tedbir kararında teminat alındığı halde 04.09.2012 tarihli tedbir kararının teminatsız verilmesi dahi çelişkilidir.
Mahkemenin tedbir kararı sözleşme hukuku ilkelerine tamamen aykırıdır. Davacı, elektrik idaresini üçüncü kişi konumunda olan sulama birliğinin elektriğini açmaya zorlayamaz.
Elektrik idaresi borçlarını tahsil edemediği halde onu sürekli elektrik sağlama zorunda bırakmak hukuka aykırıdır. Olayımızda davacı hiçbir sorumluluk altına girmeden davalıyı elektrik bağlama zorunluluğu ile karşı karşıya bırakmaktadır.
Mahkeme kararı infaz açısından da büyük çelişkiler içermektedir.
Mahkeme, sadece davacının bazı taşınmazları yönünden tedbir kararı vermiştir.
Halbuki sulama birliğinin elektriği bağlanınca, iki ilçeye bağlı birçok köy bu sulama kanallarından yararlanacaktır.
Her tarla başında ayrı sayaç olmadığı için davacının sorumlu olacağı miktarı tespit etmek de mümkün değildir.
Davalı elektrik idaresi bölgedeki kilometrelerce uzunluktaki sulama kanallarını her saat kontrol etme ve kimin ne kadar su kullandığını belirleme yükümlülüğü altında değildir.
Bireysel abonelik olmadığı için kişilerin kullandığı suyun ne kadar elektrik tüketimi ile sağlandığı da belirlenemez.
Abonelik tektir ve sulama birliği adınadır. Bağımsız abonelikler söz konusu değildir.
Mahkeme kararı hem esastan hem de infaz yönü ile hukuka aykırı olduğundan ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulü ve mahkemenin buna ilişen ara kararının bozulması gerektiği kanısında olduğumdan çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine katılmıyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9116, K. 2012/9053, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama