KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9546 E., 2013/3972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2013
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece miras bırakanın nüfus kayıtlarının kesin süre içerisinde ibraz edilmediği ayrıca murisin daha önceden alınmış bir mirasçılık belgesinin bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 501. maddesi hükmüne göre mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası devlete geçer hükmü yer almaktadır. Aynı kanunun 30. maddesi hükmünde ise doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır.
Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hâkim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir.
Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olaya gelince, 4357 ada 9 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından miras bırakan ... oğlu ...’in nüfus kaydının olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan Bursa Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 24.1.1939 tarih 65-67 E.K. sayılı ./..
2012/9546-2013/3972 S/2
mirasçılık belgesindeki ... oğlu ... ... ile dava dilekçesindeki kişinin aynı kişi olup olmadığı dahi belirlenmemiştir.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında hasımsız açılan mirasçılık belgesi verilmesi davalarında, mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzdur.
O halde davanın Türk Medeni Kanununun 501. Maddesine dayanılarak açılmış olduğu ve miras bırakan ... oğlu ...’in nüfusta kayıtlı olmadığı gözönüne alınarak, mahkemece tapu kaydı ve dayanağı kadastro tutanakları getirilmeli, tanık dinlenmeli, mirasçısı olduğu belirtilen kişiler varsa nüfus kayıtları getirilerek miras bırakanla soy bağı araştırılmalı, miras bırakan ... oğlu ...’in mirasçısının tespit edilmesi halinde Hazine’nin davasının reddine karar verilmesi gerektiği, bütün aramalara rağmen mirasçısı bulunamaz ise TMK'nun 501. maddesi gereğince mirasçı bırakmadan ölen kişinin mirasının devlete geçeceği düşünülmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9546, K. 2013/3972, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama